
Büyük bir azimle başladığım bu bulogumun üçüncü yazısını da dün gece yine yaklaşık 10 saat uyuduktan sonra bu gece 3.14 itibariyle yazmaya koyulmuş bulunmaktayım, yine büyük bir azim ve tutkuyla. Bu kadar çok ve gereksiz uyuyunca insan hata da yapıyor tabi zaman zaman. Mesela en sevdiğim devrim Fransız Devrimi'nin tarihini yaklaşık 100 yıl kadar geç söyleyebiliyor. Ama her insan hata yapar, hele alt dudağının ortasında bir uçuk filizlenmeye başlamışsa. Önemli olan insanları hatalarıyla kabul etmek değil midir ki? Marifet bunda değil midir ki? Ne demiş sevgili Mevlana: Ne olursan ol yine gel! Ayrıca bencil de değilim. İftira
bunlar! Ayrıca küçük bir çekyatımsı şey bazen size en güzel yataktan daha rahat gelebiliyor, hatta 10 saat uyuyabiliyorsunuz onun üstünde kıvrılıp bi kenara. Sahibine teşekkür ediyorum acık da seviyor olabilirim belki, ama hayır adını söylemiciim. Tribe trip! Ve evet, o çekyatımsı şey bir müddet beni özlüycek..

Dün L.A Confidential izledkten sonra ki gerek muhteşem oyuncu Kevin Spacey'siyle, gerek muhteşem kaslı Russell (Raşıl) Crowe'uyla, gerek Johnny Depp çakması, küçük polis Guy Pearce'siyle gerekse taş hatun Kim Basinger'ıyla başarılı bir film, uzun bir süre film izlememeyi düşünmedim değil. Ama yaklaşık 20 saat sonra kendimi sinema salonunda beş yüz saat süren reklamların karşısında almadım değil. Sevgili Ekincikle Kahve Dünyası'nda kitap okumak için buluşmuşken benim ilk öğünümü pek pek sevgili, kötü gün dostum, kolesterol sebebim Burger King'te yapmaya karar vermem ve oturduğumuz masanın Ekin'in film afişlerini görmesine olanak sağlaması sonucu yönelttiği "Sinemaya mı gitsek?" sorusu tarafımdan "Hadi gidelim!" şeklinde cevaplanınca bir anda kendimizi Nefes filminin 19.10 seansında bulduk. Pek çok önyargıyla yaklaştığım bu film, sinema beğenisine pek çok güvendiğim iki insan (bkz. Orkuncum ve Uygarcım) tarafından övülmesi sebebiyle "nötrlenmişken" (Alpe tekrar teşekkürler), 2.5 saat boyunca yer yer kıkır kıkır gülüp yer yer dehşet içinde kalıp yer yer de ağlamamak için başıma ağrılar soktuğum bu film, teknik ve oyunculuklar yönünden gayet başarılıydı. Vermeye çalıştığı mesajlar hangi kafa yapısı ve hangi ideoloji tarafından ne amaçla izlendiğine göre değişiyor kanımca. Çok hassas bir noktada hem bu yüzden, hem de ele aldığı Kürt-Türk sorununa(?) farklı bir bakış açısı sağlaması açısından. Beğenmedik değil efendim, hatta "askerlik" kavramını da sorguladık..Pek klişe olucak belki ama; hayatlarının daha baharındaki insanların, sonu belli olmayan bir şey uğruna ölmesine, öldürmesine seyirci kalmak, göz yummak..
"Her üniversite öğrencisinin hayatı spontaneliklerle doludur". Bakmayın öyle cafcaflı cafcaflı tırnak koyduğuma cümlenin her iki tarafına, kimsenin özlü sözü falan değil. Bunu da ben buldum! Zira bugün bir kez daha yaşadım, filmden sonra kahvelerimizi yudumlamak üzere Burgerdan sonra ikinci vazgeçilmezim Starbucksa gittiğimizde karşımıza bir adet uyuyan Barış ve bir adet ders çalışan Hatice gördük. Barışı uyandırdık, sıcak Starbucks ortamından acık dışarı çıkarttık,
pipo falan içirdik. Pipo güzel bişiymiş, baya da yakışıyor Ekine. Bir ara fotoğrafını çekip koyucam buraya. Bukowski havası katmıyorsa neyim kerataya. Ne güzel de söylemiş hem güzel, hem de ekstra ekstra sevimli, okulda her gün bir kez görmezsem rahat edemeyeceğim ama kahır etsin ki sınavlar yüzünden uzun süredir yüzüne hasret kaldığım Didemcim: Bazen pipo, sadece pipo. Aslında bunu da Didem söylememiş, Freud amcamız demiş. Kendisini de severim ben aslında, ama bazen her şeyi cinselliğe bağlayacağım diye abartmamış da değil. Tamam rüyanda, gerçek hayatta gördüğünde utanç duyacağın bir şeyler yaptığında sansürlüyorsun o kişiyi, hatırlam
ıyorsun uyanınca. Güzel bir mekanizma bu. Ama rüyamda birine kırmızı balon vermemin, onunla cinsel ilişkiye girmek istemem düşüncesiyle ne gibi bir alakası olabilir? Hayır birine kırmızı balon vermiş değilim rüyalarımda, yanlış anlaşılmasın. Ama bir şeyin saçma olduğunu düşünmem için illa ki de başıma gelmesi gerekmez ya..Yaşamadan bilinir bazı şeyler.

Gizemle su almaya çıktım az önce, saat 4ü geçiyordu. 5ten önce uyuyamama huyuma bir çözüm bulmalıyız. Yoksa yine bana hüsran bana yine hasret ve uykusuz günler var..Arada uyumadan önce lensimi de çıkarsam hiç fena olmaz hani..

Bugün facedeki en ilginç vidyoysa tartışmasız sevgili doğumgünü profesyonel fotoğrafçısı, Orkuncuğumun biricik arkadaşı Can Cano ve Orkunun ev ortamında bilmemkaç milimetrelik kamerayla çekilmiş Anything Wild vidyosuydu. Canın baksırı, Orkunun saçı ve gözlüğü muhteşem bir uyum içersindeydiler. Bu yüzdendir ki şimdiden milyonlarca insan tarafından
beğenilmiş, bunların 10 katı kadar insan tarafından izlenmiştir. Beni gece gece güldürdükleri için teşekkür ederim her ikisine de. Cana bütün doğumgünü fotoğraflarımı çektiği için ayrıca teşekkürlerimi de sunmam ve yine bu yazı teşekkür yazısına dönüşmeden önce çenemi kapamam şart.

Şu an dinlediğim şarkı da Gizemciğimin tavsiye ettiği Red Hot Chili Peppers şarkısı; Tear. Dinlemem pek itiraf etmek gerekirse RHCP, ama bu şarkı pek güzel yahu. Pek de dinlendirici. Tam gece şarkısı. O halde şu sözler de bütün sevenlere gitsin:
take it outside
take it out there
seems to me like
all the world gets high
when you take a dare
in the final moment
this is my time.
yine gece dorde gelirken ben uyumamisken ve lord of the rings izleyip biryerine gulmemle hazalin onda ne var ki guluncek demesiyle muhabbete baslamamiz sonucu yeni blogumu okudun mu????sorusuyla hazalin blogunu okudum :Dhatta su an bana orda beni izle var ordan izleyebilirsin dedi ama ben zaten canli olarak bizzat kendinden izliyorum hazal seni dedim:Devet neyse sacmaliyorum bence ben filmime geri donuyum odada herkes uyurken vee hazalcim tearida buraya yazman beni cok mutlu etti cok tesekkur ettim bunu icun iigecelr sanada:D
YanıtlaSilhazallll :)
YanıtlaSilblogun baya basarili ve detayli, kutluyorum seniii! :)
geldigimde bu spontane seylerden biz de yapalim diorum. ne guzel olur, di mi? :)
bi de okurken bana booyle gununu anlatan heyecanli bi hazall gordum onumde, hosuma gitti.. paylasmak lazim ki devami gelsin :)))
muckkk optum seni komacannn
bn kemal komser kemal ona göre ha!!! kızarım yoksa!
YanıtlaSil