23 Kasım 2009 Pazartesi

bir genç kız bu saate kadar uyur mu?!


Bugün 3'te uyandım. Hayır hayır, gece 3'te gördüğüm bir kabus yüzünden uyanmadım, bildiğiniz öğlen 3'te kalktım. Ve bir ses telefonun diğer ucundan "bir genç kız bu saate kadar uyur mu??" diye bağırıyordu, evet bağırıyordu ve çok da öfkeliydi. Tam olarak söyledikleri bu olmayabilir ama uyku sersemliği, benim anladıklarım bunlardı. Zira kendisiyle bir gece önce 1'de buluşmak için sözleşip anca 3'te kalkınca ben sinirlenmişti. Hak vermiyor değilim. Sis yüzünden uçak seferlerinin ertelenmesi ya da iptal edilmesi gibi, oluşan bu büyük problem nedeniyle bir planım ertelenip biri iptal edinilmek zorunda kaldı. Burdan da ikinci plan sahibi Didemciğimden özür diliyorum. Bütün bu aksiliklerin yanında sabah kahvaltımı turşu suyuyla ve balık ekmekle yapmam, festival filmi izlemem ki festival filmi diyip geçmeyin gayet güzeldi Bornova Bornova, pek beğendim, azıcık İzmir azıcık '80 sonrası yerleştirilmeye çalışan yanlış ideolojilerin yanlış sonuçlar doğurmasıyla ilgili oldukça çarpıcı bir filmdi, Alkazar'da Serhat Tutumluer'i görmemiz ve Onur'un bile kendisini takip etme çabası falan filan derken gün bitiverdi işte. İspanyolca ödevimi yapmak için oturduğum bu masadan da hiçbir şey yapmamış olarak kalkıcam yine..

Aklıma bir takım şeyler gelmişti yazmak için ama unuttum sanırım yine, hem Ekinle msnden camle konuşup hem de bir şeyleri hatırlamaya çalışmak zor zanaat. Zira kendisi bir şaklaban olabilir! Benim de uçuğum geçti artık, ama dudağımı yarmış bu sefer uçuk, o kalan şey her gülmemde delicesine acı veriyor. Keşke uçuk virüsünü yok etseler ve keşke herkesler Bornova Bornova'yı izlese! O halde buenos noches!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

birileri bir şeyler mi demiş?